2021’de İş ve Teknoloji Yönelimleri

      Yorum yok 2021’de İş ve Teknoloji Yönelimleri

Covid-19 salgını iş dünyasını ciddi biçimde etkiledi. Tüketici tercihlerindeki ve iş modellerindeki değişikliklerin bu salgından daha uzun süreceğini tahmin edebiliriz. Tüketiciler yeni dijital veya uzaktan modellere alıştıktan sonra, yeni teknoloji ve yaklaşımların insanların beklentilerini kalıcı olarak değiştirmesi beklenen bir durum olacak.

2021’de yaygın kullanılan yeni sayılabilecek bazı anahtar sözcük ve kavramlara tanık olacağız. Aynı zamanda, salgın sırasındaki insanların deneyimlerine dayalı olarak teknolojik ve ticari yeniliklerde hızlı değişimler göreceğiz.

Covid-19’a karşı aşı geliştirme çabalarına baktığımızda ilk yönelimin ipuçlarına tanık oluyoruz. 2021 yılının Covid-19’la mücadele yanında ilaç geliştirme konusunda devrim niteliğinde dönüşümlere yol açacağı anlaşılıyor. Covid-19, ilaç endüstrisinde büyük bir sarsıntıya neden olarak ilaçların denenmesini daha hızlı ve daha kolay hale getirdi. Araştırmacılar birçok geleneksel klinik araştırmayı askıya aldılar veya çevrimiçi izleme ve danışmalar yaparak ve uzaktan veri toplayarak sanal bir yapıya geçtiler. Uzaktan klinik araştırmalar ve diğer değişimler, eczacılık alanındaki gelişimi önemli biçimde değiştirebilir.

Salgının yarattığı sınırlı ve kısıtlı yaşam şartlarında bilgisayar ve İnternet, yaşamın vazgeçilmezleri arasında girdi. Bu durum, 2021 ve sonrasında bilişim araçları ve sanal platformlar aracılığı ile uzaktan çalışma ve video konferans deneyimlerinin artacağına dair ipuçları veriyor. Bu alan, salgın sırasında hızlı bir büyüme gördü ve muhtemelen 2021’de büyümeye devam edecek.

2011’de bir filiz girişim olarak yola çıkan Zoom, salgın sırasında tanınan ve yaygın kullanılan bir yazılım uygulaması oldu.  Webex (Cisco), Teams (Microsoft), Google Hangouts, GoToMeeting ve BlueJeans (Verizon) gibi diğer kurumsal araçlar da teknolojik video konferans sistemleri sağlayarak dünya çapında uzaktan çalışmayı kolaylaştırıyor.

Bu arada uzaktan çalışma sektöründe birçok yeni girişim ortaya çıkıyor. Bluescape, Eloops, Figma, Slab, Tandem vb. gibi girişimler takımların içerik oluşturup paylaşmasına, etkileşimde bulunmasına, projeleri izlemesine, çalışanların eğitilmesine, sanal takım oluşturma etkinliklerinin yürütülmesine olanak tanıyan görsel işbirliği platformları sağladı. Bu araçlar ayrıca, dağıtık takımların paylaşılan eğitimleri ve dokümanları izlemesine yardımcı oluyor. Çalışma arkadaşlarının birbirleriyle etkin iletişim kurmasına ve işbirliği yapmasına izin vererek, birlikte çalışmayı kolaylaştıran bir sanal ofis oluşturma imkânı sağlıyor. Ayrıca Idea Boardz, Realtime Board, LucidPark, Miro vb. gibi yazılımlar pek çok fikir geliştirme faaliyetini sanal olarak gerçekleştirme imkânı sunuyor.

Covid-19 riskinin yükselişi ile birlikte bir diğer yönelim ise temassız taşıma ve teslimat şeklinde gelişti. Başta perakende olmak üzere küresel ölçekte çeşitli sektörler farklı temassız uygulama seçenekleri geliştirdiler.

Temassız teslimat yeni dönemin kavramlarından biri olan yeni normal balığı altında yer alan bir gelişmedir. Küresel ölçekte DoorDash, Postmates, Instacart vb. gibi girişimler fiziksel teması en aza indirmek için farklı uygulamalar sunuyorlar. Ülkemizde de bu tür uygulamaları, müşterilerine bir hizmet özelliği olarak sunan girişimler oluşmaya başladı.

Gelişmiş ekonomilerde temassız teslimat için hizmet robotu kullanımı yaygınlaşıyor. Çin’de ve ABD’de bu tür otonom araçların yapay zekâlı yazılımlarla desteklendiğini izliyoruz.

Covid-19 salgını ile birlikte tıp, biyoteknoloji ve genetik gibi alanlar öne çıktı. Yeni ve evrimleşen teknolojiler ile birlikte tele-sağlık ve tele-tıp gibi alanlar 2021’de daha fazla ilgi çekmeye ve çalışma yapılmaya aday görünüyor.

Özellikle sağlık hizmetlerinde bulunan kurumlar, Covid-19’un hastalara ve çalışanlara –bulaş riskini azaltmak üzere– doğrudan etkileşimini azaltmak için çalışıyor. Teknolojide de öncü olan sağlık kuruluşlarında birçok farklı uygulama, örneğin doktor-hasta görüntülü sanal iletişim, yapay zekâ tabanlı teşhis ve temassız ilaç dağıtımı gibi daha fazla tele-sağlık hizmeti şimdiden uygulanmaya başladı. Önümüzdeki dönemde gelişmiş ekonomilerden başlayarak çok fazla sayıda insan sanal teşhis ve bakım hizmetlerinden yararlanacak.

Tele-sağlık hizmetleri, küresel ölçekte giderek daha fazla filiz girişimin ilgisini çekiyor. Bu alana yönelen kuruluşlar arasında farklı ülkelerde hem kamu hem de özel kesimde yer alan girişimler var. Tele sağlığın ötesinde, 2021’de genel anlamda sağlık konusunda daha fazla çalışma, ürün ve hizmet görmeyi bekleyebiliriz. Biyoteknoloji alanındaki gelişmelerinin yanı sıra teşhis ve robotik sağlık hizmetlerini desteklemek üzere –bir yapay zekâ alt alanı olan– makine öğrenmesinin daha fazla ilgi göreceğini söyleyebiliriz.

Covid-19 salgını öncesine kadar yaşadığımız eğitim-öğretim yaklaşımları adeta bir yenilenmeye doğru gidiyor. Salgın sırasında okulların kapatılması zorunlu oldu; bu da tüm dünyada çok sayıda insanı ve kuruluşu etkiledi. Bu arada çevrimiçi eğitim, öğrenme ve e-öğrenme gibi terimler daha sık kullanılmaya başladı.

Video konferans yoluyla dersler veren alanında okullar, üniversiteler ve hatta koçluk merkezlerinde önemli fırsatlar oluştu. Her ne kadar mevcut çevrimiçi metodolojiler, teknikler ve araçlar henüz yeterli değilse de bu alanda tüm dünyada çok ciddi çalışmalar var. Yazılım sektörü, Endüstri 4.0 teknolojilerinin de katkılarıyla kendine yeni bir girişim alanı buldu. Salgın sırasında toplumlara hizmet eden –Udacity, Coursera, Age of Learning, Outschool vb. gibi– çok sayıda çevrimiçi öğrenme platformu oluştu. 2021’den başlayarak bunların sayısının ve çeşitliliğinin artacağını tahmin edebiliriz.

Her işyeri ve konaklama ortamının can sıkıcı görüntüleri arasında ortalığa saçılmış kablolar gelir. 5G altyapısının, yeni uygulamaların ve yardımcı programların artan gelişimi ile birlikte başta fabrikalar olmak üzere fiziksel mekânlar ‘kablo sorunundan’ kurtulacak gibi görünüyor. Diğer yandan daha yüksek hızlı İnternet talebi ve kaliteli bağlantılı evlere, akıllı kentlere ve otonom mobiliteye geçiş, 5G-6G İnternet teknolojisinin ilerlemesini teşvik ediyor. 2021 ve sonrasında yeni teknolojik altyapı, yardımcı program veya uygulama geliştirme güncellemelerini sıklıkla göreceğiz.

Tüm dünyada 5G teknolojisinin fiili uygulamaları için önemli çalışmalar var. Dünyanın ABD ve Çin gibi büyük ekonomilerinde 5G ağı yaygınlaşma yoluna çıktı. Bu sektörde çalışan şirketler arasında Verizon, Ericsson gibi isimleri daha sık duyacağız. Şu anda 5G’ye yatırım yapan 400’den fazla operatör var. 35’ten fazla ülke ticari 5G hizmetlerini şimdiden başlattı.

5G teknolojisi, daha uzak mesafelerden veri aktarılmasına yardımcı olacak. Bu arada yerel yönetimler ve yerel kuruluşlar aydınlatma ağları, akıllı kent uygulamaları ve sensörlerle yerleşimleri izleme gibi konularda 5G’den yararlanacak. Hem fay hatları hem de su kirliliği gibi nedenlerle ilgi çeken, ama aynı oranda zorluklar yaşanan deniz tabanı araştırmalarında 5G önemli katkılar sunacak.

Diğer yandan –karada, havada veya denizde– insansız otonom araçların varlığı için 5G teknolojisi, çok değerli bir yardımcıdır. Her nesnenin kablosuz ağlar ile birbirine bağlantılanmasını sağlayacak olan Nesnelerin İnterneti, 5G ile yeni kazanımlar elde edecek. Bu arada yukarıda sayılanlara ve mobiliteye katkı yapmak üzere dünyanın her noktasının her an İnternete bağlı olmasını sağlayacak uydu teknolojilerini de –uydu takımlarını da– eklemeliyim.

Teknolojik alanda yapay zekâ, robotik, Nesnelerin İnterneti ve endüstriyel otomasyon uygulamaları hızla çeşitlenip çoğalıyor. 2021 ve sonrasında yapay zekâ ve endüstriyel otomasyon teknolojilerinde hızlı büyümeye eşlik eden talep artışı göreceğiz. Teknolojik uygulamalar çoğalırken bu alanda nitelikli insan gücüne olan ihtiyaç da artacak. Bu bağlamda her ülkede robotik sektöründe yer alan girişim ve şirketlerin önemi giderek artacak.

Sanallaştırma ile görselleştirmenin artan önemine daha çok tanık oluyoruz. Sanal gerçeklik (SG) ve artırılmış gerçeklik (AG) teknolojileri her alanda kullanımı artıyor. Bu alanlarda biteviye yeni uygulamalar ve araçlar geliştiriliyor. Covid-19 salgını, daha az temasa ihtiyaç bırakan zorlamalarıyla bir yandan robotiği teşvik ederken diğer yandan sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamalarının da önünü açtı. Bu ilgi çekici teknolojiler eğlenceden iş amaçlı çalışmaya kadar pek çok alanda günlük yaşamın bir parçası oldu. Gerçekten Covid-19’un gelişi, işletmelerin işbirliği ile uzaktan çalışma modeline döndükçe bu teknolojilerin daha fazla benimsenmesine neden oldu.

Sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojileri, tüm sektörlerde şaşırtıcı bir dönüşüm için adeta taze kaynak oldu. Bu teknolojilerle birlikte 2021 ve sonrasında iç mekânda sanal gezinme ve konumlanma, uzaktan yardım, yapay zekânın SG ve AG ile bütünleşmesi, mobilite, sanal spor etkinlikleri, göz ve yüz izleme gibi uygulamalar daha da yaygınlaşacak.

Değinilen bu teknolojilerin kolay gelişimi, teknolojik araçların adeta ‘pranga’ olarak kabul edebileceğimiz kablolarından kurtulmasına bağlı… Bunu sağlayacak olan gelişmelerin başında 5G teknolojisi geliyor. 5G ile hem iletişim yoğunlaşıp hızlanacak hem de mekân içi kablolamadan kurtulmak büyük ölçüde mümkün olacak. 5G ağının büyümesi sayesinde genişleyen İnternet bant genişliği ile daha kolay iletişim imkânı oluşacak.

Mobilite kavramı pek çok farklı unsur içeriyor. Kullanmakta olduğumuz ağlara ve İnternete bağlanabilen akıllı cep telefonu, tablet ve taşınabilir bilgisayar gibi cihazlara yenileri eklenecek. İş ve ev sistemlerine uzaktan bağlanmak kolaylaşacak. Bu amaçla kullanılan uygulamaların çeşitliği ve sayısı artacak. Yeni uzaktan çalışma ve öğrenme sistemleri gelişecek.

Karada, havada ve denizde işleyen taşıtların ağlara ve İnternete olan bağlantısı giderek yaygınlaşıyor. Bu arada ekolojik ulaşım yönelimiyle birlikte elektrikli bisiklet ve motosikletin pek çok yerleşimde kullanımı çoğalıyor. Bu araçlar Covid-19’la ilgili sosyal mesafe şartlarını da karşılayan uygun ulaşım alternatifleri olarak görülmeye başladı. Mikro mobilite olarak anılan bu pazar büyümeye devam edecek. Ayrıca ağ ve İnternet bağlantısı da olabilen bu tür araçlar konusunda çalışan girişim sayısı da artmaya başladı.

Elektrikli taşıt tasarım ve üretimine eşlik edecek biçimde 2021 ve sonrasında otonom sürüş teknolojisinde büyük ilerlemeler göreceğiz. Önemli otomotiv şirketleri belirli şartlar altında herhangi bir sürücü müdahalesi gerektirmeyecek otonom araçları seri üreteceğini duyurdular. Tümüyle otonom cihazların trafikte yer alması, ulaşım sistemlerinin buna uygun yeniden tasarımını bekleyecek. Demiryolu ulaşımında otonom araçların gelişimi daha kolay fırsatlar bulabilir.

2020’nin ilk çeyreği, yeni ve evrimleşen teknolojilerin yükselişi ile yola çıkmıştı. Covid-19 salgını, bu hızlı gelişimi –pazarın salgına bağlı daralması açısından– bir ölçüde olumsuz etkiledi. Ancak bir yandan salgının yükünün hafiflemesi diğer yandan yeni şartlara uygun iş ve yaşam biçimlerinin ortaya çıkışı ile bilim ve teknoloji, kaldığı yerden yoluna devam edecek.

Gürcan Banger

( Toplam ziyaret sayısı: 17 , bugünkü ziyaret sayısı: 1 )

BEĞEN – İZLE

About Gürcan Banger

GÜRCAN BANGER elektrik yüksek mühendisi, danışman ve yazardır. Eskişehir Maarif Koleji ve ODTÜ Elektrik Mühendisliği Bölümü mezunudur. Aynı bölümde yüksek lisans çalışması yaptı. Kamuda mühendislik hizmetleri yapmanın yanında bilişim donanımı ve yazılımı, elektronik, eğitim sektörlerinde işletmeler kurdu, yönetti. Meslek odası ve sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yaptı. 2005’ten bu yana bazı büyük sanayi şirketleri de dâhil olmak üzere çeşitli kuruluşlarda iş kültürü, yönetim, yeniden yapılanma, kümelenme, girişimcilik, stratejik planlama, Endüstri 4.0 gibi konularda kurumsal danışman, iş ve işletme danışmanı ve eğitmen olarak hizmet sunuyor. Üniversitelerde kısmi zamanlı ders veriyor. Raylı Sistemler Kümelenmesi'nde küme koordinatörü olarak görev yaptı. Halen "bizobiz.net Danışmanlık ve Eğitim" firmasında proje koordinatörüdür. Kendini “business philosopher” olarak tanımlıyor. Düzenli olarak blogunda (http://www.bizobiz.net) yazıyor. Değişik konularda yayınlanmış kitapları var. Son çalışmalarından "Endüstri 4.0 Uygulama ve Dönüşüm Rehberi" Kasım 2018'de, “Endüstri 4.0 ve Akıllı İşletme” Eylül 2016’da (2018'de 2. baskı), “Endüstri 4.0 Ekstra” Mayıs 2017'de (2018'de 2. baskı), "Aşkın Anlamlar Kitabı" Eylül 2017'de, "Camı Kırık Şiirler Senfonisi (şiir)" 2019'da ve "Yaratıcı Problem Çözme Teknikleri" 2019'da Dorlion Yayınları arasında çıktı. Çeşitli gazete, dergi ve bloglarda yazıları yayınlanıyor. KİTAPLARINDAN BAZILARI: Gürcan Banger, "Yaratıcı Problem Çözme Teknikleri", Dorlion Yayınları, 2019, Ankara. Gürcan Banger, "Endüstri 4.0 Uygulama ve Dönüşüm Rehberi", Dorlion Yayınları, 2018. Gürcan Banger, “Endüstri 4.0 – Ekstra”, Dorlion Yayınları, 2. baskı, 2018, Ankara. Gürcan Banger, “Endüstri 4.0 ve Akıllı İşletme”, Dorlion Yayınları, 2. baskı, 2018, Ankara. Gürcan Banger, “Aşkın Anlamlar Kitabı”, Dorlion Yayınları, Eylül 2017, Ankara. Gürcan Banger, “Sivil Toplum Örgütleri İçin Yönetişim Rehberi”, STGM Yayınları, 2011, Ankara. Gürcan Banger, “Eskişehir'in Şifalı Sıcak Su Zenginliği”, Eskişehir Ticaret Odası Yayınları, 2002. Gürcan Banger, “Siyasal Kalite: Siyasal Kalite Yönetimi”, Bilim Teknik Yayınevi, 2000, İstanbul Gürcan Banger, “C/C++ ve Nesneye Yönelik Programlama”, Bilim Teknik Yayınevi, İstanbul Gürcan Banger, “Pascal: Borland / Turbo 4, 4.5, 5,5, 6,7 ve 7.01”, Bilim Teknik Yayınevi, 1999, İstanbul Gürcan Banger, “Siyasetin Mimarisi”, Ant Matbaacılık Yayıncılık, Haziran 1995, Eskişehir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.