Nesnelerin İnterneti Ne Kazandırır?

      Yorum yok Nesnelerin İnterneti Ne Kazandırır?

Dünyanın fikri ve sınai mülkiyet (patent vb.) envanterleri asla bir ürüne veya hizmete dönüşememiş örneklerle doludur. Medya organlarında duyurusu yapılan teknolojik yönelimlerin pek çoğu abartılı tanıtım çabaları olmaktan öteye geçemez. Her ne kadar bir ürüne dönüşmek gibi bir önceliği yoksa da bilimsel çalışmaların ve ar-ge girişimlerinin önemli bir bölümü akademik makale olarak küresel literatürün içine sıkışmış olarak kalır. Nesnelerin İnterneti konusunda 1980’lerin başında ilk tanıtımlar ortaya çıktığında pek çok kesim tarafından bu olgu da ancak uzak gelecekte gerçekleşebilecek bir hayal olarak algılanmıştı. Nesnelerin İnterneti (Nİ); bağlantılı ve/veya akıllı nesneler olarak isimlendirilen fiziksel cihazlar, araçlar, binalar ile bilişim-iletişim donanımı ve yazılımı içeren, aralarında veri haberleşmesi yapan elektronik sistemlerin oluşturduğu büyük ağ yapısıdır. Nesnelerin İnterneti (Nİ) kısaca enformasyon toplumunun altyapısı şeklinde tanımlanır. Günümüzde kişi ve kuruluşlar birbirleriyle iletişim kurma becerisine sahip akıllı ve bağlantılı cihazların, sensörlerin, aktüatörlerin, kısaca nesnelerin değerini daha iyi kavramaya başladılar. Ekonomik işletmeler bulut bilişim hizmetleri ile analitiklerin (veri analiz yazılımlarının) yardımıyla Nesnelerin İnterneti’nden nasıl değer üretebilecekleri konusunda yeni çalışmalar yapıyorlar. Nİ’den elde edilen gerçek zamanlı veriler işletmelerin karar verme ihtiyaçlarına geçmişin tahmine dayalı tekniklerinden daha sağlıklı ve kaliteli tatmin sağlıyor. Kâğıt üzerinde Nİ’nin sağlayacağı yeni imkânlar çok büyük ve kapsamlı görünmekle birlikte henüz bundan yeterince yararlanılacak bir düzeye ulaşılmış değil. Ekonomik işletmeler hem zihniyet, hem de altyapı ve süreçler olarak devasa bir inovasyon Nİ’nin yarattığı potansiyeli tam olarak değerlendirecek bir hazırlığa ulaşamadılar. İşletmeler Nİ esaslı bağlantılı ve kendiliğinden öğrenen bir ortam nasıl yaratabilirler?

Genel Görünüm
Aşırı bağlantılı bir dünyaya doğru hızla ilerliyoruz. Nesnelerin İnterneti (Nİ) bu yeni yaşamının en önemli bileşen ve bağlayıcılarından birisi olacak. Nİ, bizim için kişisel olduğu kadar kurumsal düzeyde de farklı iş yapma biçimlerinin ufkunu oluşturacak. Daha şimdiden Nİ’nin hizmetler, iş modelleri, iş yapma biçimleri ve yaşam tarzları olarak yaratabileceği yenilikler konusunda pek çok çalışma üretilmiş durumda. Nİ’nin ekonomik etkileri konusunda kısa ve orta vadeli gelecek öngörülerinde bulunabilecek bilgilenme düzeyine ulaşıldı. Diğer yandan 1990’ların sonunda patlayan İnternet balonu gibi, beklentilerin aşırı abartıldığı bir yükselişi mi yaşıyoruz sorularını sormaktan da geri durmuyoruz. Nİ konusunda beklentilerin çok da uzak olmayan 2020-2025 gibi yakın zaman dilimine odaklandığını, ama buna karşılık dünya ekonomilerinin bir müstakbel krizin eşiğindeymiş gibi göründüğünü hatırladığımızda bu tür sorgulamaların pek de haksız olmadığını kabul edebiliriz.

Nİ konusunda başka türden sorular da var. Nİ gerçekten olumlu öngörülere uygun olarak işleyecek ve yazılıp anlatıldığı biçimde hayal edilen kazanımları sağlayacak mı? Yeni Nİ ortamına uyarlanmak kişiler, kuruluşlar, işletmeler ve kamu açısından ne denli kolay olacak? Nİ bazı gelişmiş ekonomileri içine alan, az ve orta gelişmişlik düzeyindeki dışarıda bırakan diğerlerini dışarıda bırakan yeni bir gelecek tasarımı mıdır? Aynı soru büyük sanayi şirketleri ile KOBİ’lerin Nİ’den yarar sağlamaları konusunda da sorulabilir mi? Diyelim ki; her şey beklendiği şekilde ilerlerken kişi ve kuruluşlar veri konusunda veri güvenliği ve mahremiyet dikkate alındığında bilişsel açıklığa razı olacaklar mı? Her ölçekte siber güvenlik konusunda yeterli hazırlık var mı? Nİ tabanlı ürün-hizmet geliştirip pazarlayan şirketlerin tüm medyatik tanıtım ve pazarlama iletişimi çalışmalarına rağmen henüz ancak erken örneklerini görebildiğimiz ürün, hizmet, cihaz, araç ve sistemler Nİ’den beklenen yararları sağlayacak düzeye ulaştı mı? Nİ’nin yaratacağı kazanımları dile getirirken bu tür sorulara da mümkün olan sağlamlıkta cevap verebilmeliyiz.

Nesnelerin İnterneti (Nİ) ağında yer alacak akıllı ve bağlantılı bir nesnenin geliştirilmesi sürecinde ilk adım bu cihazın amacının ve yerine getireceği fonksiyonun belirlenmesidir. Ardından; Nİ nesnesinin tanımlı protokollere uygun olarak nasıl işleyeceği, yönetileceği ve fonksiyonunu ne şekilde yerine getireceği tanımlanması gerekir. Evde pişirme amaçlı olarak kullanılan, İnternet ağı üzerinden erişilebilen bir fırın örneği düşünelim. Fırın içine konan yiyeceğin pişme durumunu ölçebilecek sensörlerle donatılmıştır. Fırına uzaktan akıllı telefon, tablet veya bilgisayarla erişmek, gerekli komutları iletmek ve veri alışverişi yapmak mümkündür. Bu şekilde pişme durum ve şartları ile ilgili ayarlar da yapılabilir. Ayrıca fırın kendi üzerinde gömülü halde bulunan ve yapay zekâyı gerçekleştiren bilişim donanımı ve yazılımı sayesinde pişme süreci ile ilgili öz denetim imkânlarına da sahiptir. Fırın; ağın kendi korumasına ek olarak cihaza gömülü olarak yetkisiz, korsan erişimlerle karşı korunacak biçimde veri güvenliği altyapısı ile donatılmıştır. Ayrıca kullanıcı ile cihaz arasındaki iletişim bazı şifreleme anahtarları kullanılarak korunmuştur.

Nİ ağında yer alan her nesne, üzerinde yer alan sensörler ile gömülü bilişim donanımı ve yazılımı sayesinde çeşitli veriler toplar. Bu verilerin bir kısmını gerçek zamanlı olarak kendisi işler, bir kısmını ise daha sonra analiz edilmek üzere bulut bilişim depolarına kaydeder. Fırın örneğine dönersek; akıllı ve bağlantılı ürün kendi çalışma şartları, performans ve arıza verilerini buluta göndererek üretici ve bakımcı firmaların bunlardan yararlanarak üründe iyileştirmeler yapabilmesini sağlar.

Bir Nİ nesnesinin haberleşmesi sadece kendisi ile kullanıcının elindeki telefon veya tablet gibi bir cihaz arasında gerçekleşmiyor; söz konusu nesne (örneğin yukarıda anlatılan fırın) evin için veya çevresindeki başka cihazlarla da iletişim gerçekleştiriyor. Bu haberleşmede yer alan tüm nesnelerin veri üretip paylaşma yanında söz konusu verinin içeriğini de ‘anlıyor’ olması gerekir ki ihtiyaç duyulan etkileşim oluşabilsin. Örneğin evin otomobili, garaj kapısı, ısıtma (iklimlendirme) sistemi ve fırın birbirlerini ‘anlayarak’ iletişim yapabilmeliler. Otomobil eve yaklaştığında garajın kapısı açılmalı, uygun ayarlarla evin ısıtma (iklimlendirme) sistemi başlatılmalı ve fırın işletilerek pişirme işlemine geçilmelidir. Hiç kuşkusuz; konu burada anlatıldığı kadar basit değildir. Garaj kapısı arızalı ise veya evde bir kişinin varlığı nedeniyle akıllı sistemler zaten çalışmakta ise ya da fırının işlemesini engelleyen bir durum var ise ne yapılacağı gibi soruların da Nİ tabanlı, akıllı ve bağlantılı ev sistemi tarafından cevaplanabilmesi gerekir. Özetle; Nİ nesnesinin geliştirme sürecinde öngörülmesi gereken çok sayıda parametre ve durum olduğunu söyleyebiliriz.

Hatalı veya zararlı yazılımlar, kötü niyetli saldırılar ve verilerin yanlış kullanım Nİ’ye uyarlanmayı tehdit eden engeller arasında yer alır. Nesneler çok daha karmaşık hale geldikçe yazılım sürümlerinin yenilenmesi, zararlılara karşı tarama yapacak anti-virüs ve güvenlik yazılımlarının işletilmesi ve yazılımla ilgili yamaların yüklenmesi çok daha zor hale gelebilir; bu tür durumlar için sistematik çözümler gerekebilir. Nİ nesnesinin geliştirilmesi sürecinde bu tür ihtiyaçların karşılanmasına yönelik önlemlerin de alınması kaçınılmazdır. Bu ihtiyaçların giderilmesinin, sistemin karmaşık olması nedeniyle kullanıcıya bırakılmadan, uzaktan çözülecek biçimde bir düzenleme ile yapılması uygun olur.

Yeni teknolojik şartlar altında tümüyle bağlantılı bir yaşam sürdürüleceği için Nİ konusunda verilecek hizmetlerin de 7/24 ve gündüz-gece kesintisiz sağlanması gerekecektir. Bu konuda bulut bilişim sistemi önemli bir yardımcı olacaktır.

Geleceğin sosyal yaşam ve iş ortamının çok büyük oranda bağlantılı olacağı anlaşılıyor. Her şeyin birbirine bağlantılı olarak işlediği bir dünyada bu durumun kesintisiz ve kaliteli olarak sürdürülmesi gerekir. Nesnelerin İnterneti’nin beklenen sonuçları vermesi açısından süreklilik ve sürdürülebilirlik vazgeçilmez önemdedir. Geleneksel şartlarda sınırlı bağlantılılık özelliğine sahip bir sistem durdurulup bakıma alınabiliyor. Diğer yandan Nesnelerin İnterneti (Nİ) gibi yaygın ve karmaşık bir sistemin arıza ve bakım ihtiyaçlarına karşı çok daha sağlam ve dirençli olabilmesi gerekiyor. Ayrıca Nİ’nin geleneksel ağ sistemlerine göre kesintiye izin vermeyecek biçimde çok daha yüksek performans kriterlerine sahip olacağı da açıktır. Günümüzde elektrik enerjisi şebekesinde oluşan bir problem nedeniyle kesintiye karşı tahammülsüzlüğe benzeterek gelecekteki durumu daha kolay anlayabiliriz.

Nİ açısından hedef zaman dilimi olan 2020-2025’e doğru İnternet ağına bağlı nesne sayısı trilyon düzeyine ulaşırken Nİ ağının kendisi de çok daha karmaşık hale gelecek. Bağlantılı cihazların artışıyla birlikte bunları düzenli olarak gerçek zamanlı olarak izlemek, içten veya dışarıdan analiz etmek, güncel verileri iletmek çok daha güç bir ‘’ haline dönüşecek, donanım ve yazılım performansını zorlayıcı yönde etkileyecek.

Yeni teknolojiler zemininde donanımın yerini giderek yazılımın alacağını öngörebiliyoruz. Bu durum ise her an daha fazla sürüm yükseltme işlemine ihtiyaç olacağı anlamına geliyor. Bu durumda karşımızdaki soru, “Sürüm mü yenilemeliyiz yoksa yeni cihazlara yatırım mı yapmalıyız?” şeklindedir. Yakın ve orta vadeli gelecekte Nİ cihazları sayısının trilyon mertebesinde olacağını, ama buna karşılık değişim ihtiyacının da gideren artacağını dikkate alarak birkaç yıl gibi kısa sürelerde yenileme yatırımı yapmak mümkün olacak mıdır? Bu tür sorunları çözmek için yeni yaklaşım ve yollara ihtiyaç olacağı ortadadır.

Nİ ortamında her bağlantılı cihaz bir diğerinin davranışına göre kendini düzenleyip ayar edecek. Örneğin evin dışındaki sensörler sıcaklığı, nemi veya yağışı ölçerek ev içindeki ısıtma (soğutma) sistemine veri göndererek onun çalışmasına etki edecek. Isıtma sistemi ise buzdolabının termometresini, panjurların açık veya kapalı olmasını denetleyecek. İklimlendirme cihazlarının ayarları gelen verilere göre düzenlenecek. Eğer örneğin evin dışındaki sensör sisteminde bir sorun olursa yukarıda sayılan ev sistemlerinin nasıl tepki vermeleri beklenir? Daha önceki zamanlarda evin bulut bilişim veri deposuna kaydedilmiş verilerden yararlanarak bir düzenleme mi yapılacak? Özetle; yeni teknolojik şartların oluşturulması kolayca söylenmesinin ötesinde yeni sorunlara ve muhtemel çözümlere aday demektir. Bir yandan çözüm bekleyen yeni problemler oluşurken bunlar aynı zamanda yeni iş fırsatları da yaratıyor olabilir.

Sanayi sektörlerinde halen mevcut uygulamaları olan ve kısaca SCADA olarak isimlendirilen “veri tabanlı kontrol ve gözetleme sistemi” ile geleceğin sistemi olacak Nesnelerin İnterneti (Nİ) arasında birtakım benzerlikler var. Her ikisi belirli düzeyde gerçekleşen otonomi (özerklik) niteliği var. SCADA yerel, Nİ ise bulut bilişim esaslı gözetim sistemi özellikleri taşıyor. Nİ’nin fonksiyonları sadece veri toplamak ve iletmekten ibaret değil; aynı zamanda SCADA gibi gözetmenlik fonksiyonu da var. Geleceğin sistemi olarak yükselen Nİ, çeşitli sanayi sektörlerinde işletmelere yeni fırsatlar ve imkânlar sunuyor. Yeni ürünler, hizmetler, çalışma biçimleri ve iş modelleri yaratmak için verimli bir zemin oluşturuyor. Buna karşılık Nİ, işletmeler açısından kapalılıktan kurtularak dışa (ekosisteme) açılmayı da beraberinde getiriyor. Dolayısıyla işletme yönetimlerinin mahremiyet ve güvenlik açılarından Nİ’ye güven duymaya ihtiyaçları var. Bu sağlandıkça Nİ’ye değer üretecek kuruluşlar için yepyeni bir gelecek oluşacak.

Gürcan Banger

BEĞEN – İZLE

About admin

GÜRCAN BANGER elektrik yüksek mühendisi, danışman ve yazardır. Eskişehir Maarif Koleji ve ODTÜ Elektrik Mühendisliği Bölümü mezunudur. Aynı bölümde yüksek lisans çalışması yaptı. Kamuda mühendislik hizmetleri yapmanın yanında bilişim donanımı ve yazılımı, elektronik, eğitim sektörlerinde işletmeler kurdu, yönetti. Meslek odası ve sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yaptı. 2005’ten bu yana bazı büyük sanayi şirketleri de dâhil olmak üzere çeşitli kuruluşlarda iş kültürü, yönetim, yeniden yapılanma, kümelenme, girişimcilik, stratejik planlama, Endüstri 4.0 gibi konularda kurumsal danışman, iş ve işletme danışmanı ve eğitmen olarak hizmet sunuyor. Üniversitelerde kısmi zamanlı ders veriyor. Halen Raylı Sistemler Kümelenmesi'nde küme koordinatörü ve bizobiz.net danışmanlık ve eğitim firmasında proje koordinatörüdür. Kendini “business philosopher” olarak tanımlıyor. Düzenli olarak bloglarında (http://www.duyguguncesi.net ve http://www.bizobiz.net) yazıyor. Değişik konularda yayınlanmış kitapları var. Son çalışmalarından "Endüstri 4.0 Uygulama ve Dönüşüm Rehberi" Kasım 2018'de, “Endüstri 4.0 ve Akıllı İşletme” Eylül 2016’da (2018'de 2. baskı), “Endüstri 4.0 Ekstra” Mayıs 2017'de (2018'de 2. baskı) ve "Aşkın Anlamlar Kitabı" Eylül 2017'de Dorlion Yayınları arasında çıktı. Çeşitli gazete, dergi ve bloglarda yazıları yayınlanıyor. KİTAPLARINDAN BAZILARI: Gürcan Banger, "Endüstri 4.0 Uygulama ve Dönüşüm Rehberi", Dorlion Yayınları, 2018 Gürcan Banger, “Endüstri 4.0 – Ekstra”, Dorlion Yayınları, 2. baskı, 2018, Ankara Gürcan Banger, “Endüstri 4.0 ve Akıllı İşletme”, Dorlion Yayınları, 2. baskı, 2018, Ankara Gürcan Banger, “Aşkın Anlamlar Kitabı”, Dorlion Yayınları, Eylül 2017, Ankara Gürcan Banger, “Sivil Toplum Örgütleri İçin Yönetişim Rehberi”, STGM Yayınları, 2011, Ankara Gürcan Banger, “Eskişehir'in Şifalı Sıcak Su Zenginliği”, Eskişehir Ticaret Odası Yayınları, 2002 Gürcan Banger, “Siyasal Kalite: Siyasal Kalite Yönetimi”, Bilim Teknik Yayınevi, 2000, İstanbul Gürcan Banger, “C/C++ ve Nesneye Yönelik Programlama”, Bilim Teknik Yayınevi, İstanbul Gürcan Banger, “Pascal: Borland / Turbo 4, 4.5, 5,5, 6,7 ve 7.01”, Bilim Teknik Yayınevi, 1999, İstanbul Gürcan Banger, “Siyasetin Mimarisi”, Ant Matbaacılık Yayıncılık, Haziran 1995, Eskişehir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.